Ayrılık Öyküleri – 3

Biten neydi acaba diye hep düşünüyorum, o kadar çok soru var ki beynimde çıldırabilirim inan…

Bir hatam yüzünden bu ayrılığı nasıl istersin, nasıl böyle başı boş bırakırsın beni? Çaresiz, elsiz, kolsuz, ruhsuz,sensiz….. “Sevgi fedakarlıktır, bende bunu yapıyorum“ diyorsun, beni böyle ortada yapayalnız,sevgisiz bırakmak mı fedakârlık ? Yine beraber olsaydık yine yüreklerimiz uzaktanda olsa birbirimize ait olsaydı da sorunlar beraber göğüsleseydik….

Mantıklı düşünemiyorum, belki de böylesi daha iyi ama çok zamansızdı terk edişin. ”Sen iki çiçeğine, bende bir böceğime sarılacağim“, şimdi öyle mi? Hangi moralle ? Sana nasılda alışmışım, nasılda sevmişim seni.. Sana danışmaktan her şeyimi, nasılda keyif alıyormusum.

Seni yüreğimin en nadide köşesine koymuştum, asla yeri doldurulamayanların yerine… Ömrüm boyunca da boş kalacak yere… ”Eskisi gibi olamam artık, bu sana da bana da saygısızlık olur” diyorsun. Neden, ne olur bana açıklar mısın? Ayrılığın acısını mı yaşayacağız bu kadar çok severken birbirimizi.

Çiçeklerin sana ihtiyacı var biliyorum, böceğimin de bana olduğu gibi.. Tek yürek olsaydık daha iyi olmaz mıydı ? Hani ben senin gülündüm, gülün dikenleri de olur, beraber seversin benim sevdiğim gibi… Dikenler mi ön plana çıktı.. bülbül gülsüz ötmezmiş, yaşamazmış, bana nasıl yaşayacağımı öğret öyle git… Sen benim türbem gibiydin, bunu biliyorsun ben şimdi kime yüz süreceğim?

Aklım paramparça, soruların cevaplarını bulamıyorum. Kim haklı kim haksız… Her şeyi affetmeye yada özür dilemeye razıyken ben… Bütün ümitlerimi söndüren sen… Sana ah ediyorum benim gibi cevapsız sorularla kal… Kal da anla halimi, son söz sevgiyle kal….

2 yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir