Üç Silahşörler

ÜÇ SİLAHŞÖRLER

D’Artagnan Fransa da yaşıyordu. İyi bir kılıç kullanıcısıydı bu yüzden bir kralın şövalyesi olmak istiyordu .
Bir gün, babasıyla bu hayalini konuşurken babası ona şöyle dedi. “eğer istersen bir şövalye olabilirsin”. Paris‘e git ve bu mektubu Monsieur De Treville ‘ye ver. O benim iyi arkadaşımdır, sana yardım edecektir.
Birkaç gün sonra, D’Artagnan parise doğru yola çıktı. Uzun bir sürüşten sonra, Parise vardı ve Monsieur De Trevillenin evine gitti. Odaya girerken Monsieur De Treville ‘un yalnız olmadığını gördü. Üç tane şövalye vardı onun ile.
D’Artagnan kendini Monsieur De Treville tanıttı. Monsieur De Treville dediki ,” seni görmek güzel. Senin babanı çok uzun zamandan beri tanıyorum”. Üç şövalyesine dönerek.”bunlar Athos, Porthos ve Aramis” Fransa’nın en iyi Üç Silahşorleridir.
O gece, üç silahşor D’Artagnan’ı akşam yemeği için davet ettiler ve yemek yemek için hana girdiler. Han çok kalabalıktı ve Cardinal Richeliu ‘sun adamları da oradaydı.
Cardinal Richeliu kötü bir adamdı. Kralı kıskanıyordu ve onun yerini almak istiyordu bu yüzden üç silahşor ve Cardinal‘ın korumaları birbirlerinin düşmanıydılar. Korumalar üç silahşoru gördüler ve kılıçlarını çektiler. Athos korumalara bağırdı üç silahşor ve D’Artagnan da kılıçlarını çekti ve korumalarla dövüşmeye başladılar, hanın içindekiler korkarak dışarı doğru koştular kılıçlar çarpışıyordu ve adamlar masaların üstüne çıkıyorlardı. Basamakları inip çıkıyorlardı.sandalyeler ve masalar parçalanıyordu, her şey kırılıyordu . “lütfen durun ! durun! Bakın ne yaptınız benim hanıma” bağırıyordu hanın bakıcısı ama kimse onu dinlemiyordu.
Uzun bir dövüşten sonra, üç silahşor kazandı ve çatışarak korumaları dışarı attılar. Aramis D’ Artagnan dan çok memnundu çünkü onlara yardım etmişti ve çok çok iyi kılıç kullanıyordu.
“ Şimdi, biz arkadaşız,” Porthos dedi. “ kralın silahşörü olabilirsin. Hadi şarap içelim.”
D’Artagnan hanenin yakınlarında küçük bir eve taşındı, bu ev Monsieur Bonacieux aitti. Monsieur Bonacieux’un bir eşi vardı, bu kadın kralın elbiselerini yapıyordu.
Bir gün, Madam Bonacieux D’Artagnan geldi. O çok üzgündü. Kız dedi ki. “ büyük bir problemimiz var, D’artagnan. Seninde bildiğin gibi Kral Louis şuan Londra da. İngiltere kralına güzel bir pelerin yaptık. Kral Louis onu hediye olarak ona verecek ama Cardinal pelerini çalmak istiyor papaya vermek için.”
“ Bu imkansız. Bu nasıl yapabilirler? Kral Louisin bi sürü koruması var,” dedi D’Artagnan.

Pelerin büyük bir kutunun içinde. Cardinal ‘ın korumaları kutuları değiştirmeyi planıyorlardı. Onlar kutuyu alır almaz papaya vermek için romaya götürecekler. Kral kutunun boş olduğunu görürse çok kızacak ve Fransaya savaş açacak dedi Madam Bonacieux.
D’Artagnan, Monsieur de Trevillesin evine giderek Cardinalın planını anlattı. Monsieur de Treville “ hemen Londra ‘ya gitmen gerekli dedi Athos ‘a. Athos, Porthos ve Aramis seninle gelecek. Ülkemizi korumak için bu kötü planı durdurmalısınız.
Önümüzdeki sabah, üç Silahşör ve D’Artagnan londraya doğru yola çıktılar. Yemek için bir handa mola verince Cardinalın korumalarını gördüler.
Porthos dediki. “ burada kalıp bunlar ile savaşacağım. Gidin atlarınıza binin ve devam edin yola.
Aramis, Athos ve D’artagnan handan ayrılarak devam ettiler. Ormandan geçerken on tane adam şovalyeleri tuzağa düşürdüler ve Aramis dövüşte yaralandı. Gidip kralı uyarmalısınız beni burada bırakın dedi Aramis.
Athos ve D’Artagnan Calais e vardılar. İngiltereye gitmek için limana geçip oradan bir gemiye bindiler.
“ biz bu gemiye binemeyiz. Cardinalın adamları burada. Onlar bizi durdururlar. Dedi D’ Artagnan.
Athos kılıcını çekip korumaları işaret ederek ben burada kalıp bunları durduracağım. Hadi D’artagnan , gemiden atla “ dedi .
D’ Artagnan ingiltereye varıp durumu Krala anlattı. Kral çok öfkelendi “ Cardinalı durdurmalıyız! O pelerini almamalı dedi Kral.
DArtagnan dediki “Bir planım var. Pelerini sakla ve boş kutuyu sandalyenin üstüne koy.
O gece kral boş kutuyu sandalyeni üstüne koydu ve D’Artagnan kralın yatağının altına saklandı . Kapı açıldı ve 2 tane adam içeriye girdi. Ellerinde kutu vardı ve kutuları değiştirdiler.
Ve gelecek sabah , İngiltere kralı pelerini görür görmez çok memnun oldu. Papa hiç memnun olmamıştı çünkü Cardinal ona boş kutu yollamıştı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir